Sosyal Bilgiler 6-7-8

Hakkımda

Bu sitede sosyal bilgiler dersi ve eğitimle ilgili çeşitli dokümanlar ile kişisel gelişime ve kendi dünyama dair yazıları bulabilirsiniz.


* ANA SAYFA
* Profilim
* Arşiv
19 Mayıs Bayramınız Kutlu olsun

Kategoriler

Son Yazılarım

  • 7. Sınıf SBS Deneme Sınavı
  • Karışık Pizza
  • Tuzlu Simit
  • Verimli Ders Çalışma Yöntemleri
  • Un Kurabiyesi
  • 6. Sınıf SBS Deneme Sınavı
  • Baltamızı Bilemek
  • SBS 6. Sınıf Soruları
  • Mutluluğun İpuçları
  • 6. Sınıf SBS Soruları
  • Son Yorumlar

    varyaa
    iyiiiiiiiiiiiiii be
    sbsssssss
    sbs
    sbs
    çook beklersin
    çoooooooooookkkkk süperr
    sınav
    onemli
    df


    Bağlantılarım

    * Makale Diyarı
    * Foto Video Türkiye

    Arkadaşlarım

    Biz Türkler’e Farklı Bir Bakış KPSS Mağdurlarının Buluşma Adresi Blog Diyarı Video İzle

    Sayaç
    Tıklayın

    Verimli Ders Çalışma Yöntemleri

    Sevgili Öğrenciler,

    Dünya milletlerinin birbirlerini aşmak için kıyasıya mücadele ettiği, her geçen gün yeni buluşların yapıldığı, yeni teknolojilerin ortaya çıktığı, insanların dünyayı bırakıp uzayda yarıştığı şu çağda Türk milletinin genç kuşaklarına büyük görevler düşmektedir. Bu görev, yukarıda saydığımız özellikleri takip etmenin yanı sıra katılımcı ve yaratıcı nitelikte olmalıdır.

    Bu büyük görevlerin şuuruna varmış olmanın sonucunda siz öğrencilere düşen görev, kendi kendinizi yetiştirmenizdir. Hiçbir küçük noktayı gözden kaçırmadan içinde bulunduğunuz zaman ve şartların sizlerden neler beklediğinizi iyi hesaplayarak kendinizi bu beklentilere uygun bir şekilde yetiştirmeniz gerekmektedir. Devletimizin sizlere sağladığı imkanları, kendi azminiz ve iradenizle birleştirerek daha bilgili, daha yetenekli, daha başarılı kişiler olmak zorundasınız.

    Sizlerden şu anda beklenen, dersleri tam öğrenmeniz ve sınıflarınızı başarılı bir şekilde bitirmenizdir. Bu şekilde sizleri bekleyen daha büyük görevlere layığı ile hazırlanmış olacaksınız. Bu yazıda derslerinizde daha başarılı olmanız için hangi hususlara dikkat etmeniz ve hangi çalışma yöntemlerini kullanmanız gerektiğini açıklayarak, elde edeceğiniz başarılarda sizlere yardımcı olmak istiyorum. Bu yazıda şu başlıklara yer vereceğim:

    1-Ders çalışmaya psikolojik yönden hazır olmak.

    2-Ders çalışırken dikkat edilmesi gereken hususlar.

    3-Başarılı olmak için öneriler.

     

    1-DERS ÇALIŞMAYA PSIKOLOJIK YÖNDEN HAZIR OLMAK:

    Başarılı olmak ve çalışmalardan verim almak, kişinin çalıştığı konuya konsantre olabilmesine ve kendisini hazırlamasına bağlıdır. Konsantrasyonu ise içinde bulunulan ruhsal durum, moral ve psikolojik denge önemli ölçüde etkiler.

    Zihin, öğrenilmesi gereken konudan daha önemli gördüğü problemlerle meşgul olursa kişinin dikkatini ve ilgisini asıl konu üzerinde toplaması çok zordur. Dolayısıyla zihin, ilgili konuyla birlikte birçok ilgisiz konuya dağılmış olur. Bu durum, başarıyı önemli ölçüde etkiler. Örnek olarak; öğrencinin devamlı kavga eden bir anne-babaya sahip olması sürekli bir arada bulunduğu arkadaşları tarafından haklı veya haksız olarak eleştirilmesi, isim takılması, kendisine sevmediği şakaların yapılması, yalnız olması verilebilir. Bütün bunlar öğrencinin kendini derse verememesine, konuyu tam olarak anlamamasına ve öğrenmenin güçleşmesine sebep olacaktır.

    Yine öğrencinin arkadaşları arasında fizyolojik yönden farklı gelişmesi, "Acaba ben diğer arkadaşlarımdan farklı mıyım?" gibi sorularla meşgul olması onun dersi takip etmesini ve ders çalışmasını olumsuz yönde etkileyecektir.

    Siz öğrenciler, sizi olumsuz etkileyen problemlerin farkında olmalı, bu problemleri çözmeye çalışmalı, eğer çözülemeyecek bir problem ise profesyonel bir alan olan rehberlik servisinden yararlanmalısınız. Bu şekilde daha objektif ve bilimsel yöntemlerle sorunlarınız daha kısa sürede çözülebilir.

    Bir görüşe göre hayat bir problem çözme sürecidir. Ailevi, toplumsal ve kişisel problemleri olmayan insan yoktur. Yalnız bu problemleri çözme ve bu problemlere dayanma gücünü içinde hisseden veya hissedemeyen insan vardır. Ayrıca gençlik çağına her insan farklı zamanda geçmektedir. Bu fizyolojik gelişmelerin gecikmesi normaldir.

    Ders çalışmaya psikolojik olarak hazır olup olmadığınızı belirleyen durumlardan biri, kendinize olan güven duygusunun niteliğidir. Bazı öğrenciler kendilerini diğer arkadaşlarına göre değerlendirdiklerinde kendilerini onlardan çok üstün ve yetenekli görürler. Kendisini aşırı bir şekilde üstün gören ve kendisine olması gerektiğinden daha fazla güvenen öğrencilerle, kendisini pasif ve zayıf olarak gören öğrencilerin bu durumlarından kurtulmaları için yapması gereken ilk iş, kendilerini oldukları gibi değerlendirip, güçlü ve zayıf yönlerini samimiyetle önce kendi kendilerine karşı kabul ettirmeleridir. Eğer farklı alanlar ve yetenekler olmasaydı meslekler olamazdı.

    Hataları kabul etmek, onlarla mücadele etmenin ve onların olumsuz etkisinden kurtulmanın ilk şartıdır. Hatasını ve eksikliğini görmeyen kişinin bu hatasını düzeltmesi veya onun etkisinden kurtulması söz konusu değildir.

    Ders çalışmada morali ve psikolojik hazırlığı etkileyen diğer bir unsur da heyecan durumudur. Yeterli düzeyde kaygı bizde motivasyon yaratır. Aşırı kaygı, kıskançlık, rekabet ve kızgınlık gibi duygular insanı bedence olduğu gibi zihince de karışıklığa uğratır. Aşırı heyecanın nedenleri, kendine güvensizlik, derse yeteri kadar hazırlanamama, başarısızlığı kabullenmeme vb. durumlarıdır. Aşırı heyecan başarıyı azalttığı için, başarılı olmak isteyen öğrenci, kendi kendisiyle mücadele ederek heyecanını kontrol altına almayı becerebilmelidir. Başaramıyorsa rehberlik servisinden heyecanı kontrol etme teknikleri ile ilgili profesyonel yöntemleri öğrenebilir.

    Bu mücadelede şunları dikkate almalısınız:

    *Devamlı sınavı başaramayacağınızı düşünüp karamsarlığa düşmeyin.

    *Kendinize ve sistemli çalışmalarınıza güvenin. Başkalarının sizden daha iyi çalıştığı ve daha iyi öğrendiği önyargısına kapılmayın.

    *Sınavda soruları aldığınızda birkaç soruyu bilememeniz nedeniyle diğer soruları da cevaplandıramayacağınız yargısına kapılmayın. Her soruya tek tek bakın, bütününe bakınca genel bir başarısızlık duygusu yaşayabilirsiniz.

    *Sınav sırasında kendinizi rahat, sakin, ciddi ve uyanık bir ruhsal durum içerisine sokun.

    Ders çalışmaya olan psikolojik hazırlık için gerekli olan bir şart da tüm olaylara, her harekete ciddiyetle bakabilmektir. En küçük ayrıntılara bile değer verebilmektir. Bazı öğrenciler hayata, tüm etkinliklere ve derse alaycı ve şakacı bir biçimde bakarlar, onlara değer vermezler, ciddiye almazlar. Başarılı olmak için kendi kendinizi, sonra hayatı ve her şeyi ciddiye alın, onlara önem verin. Gelecekle ilgili hayallerinize bugünden hedefler koyarak ulaşabilirsiniz.

    Özetle ders çalışmaya psikolojik yönden hazır olmak için kişisel ve toplumsal sorunlarınızdan arınmış, kendinize olan güveninizi dengelemiş, heyecanlarınızı kontrol altına almış olmanız ve hayata ciddiyetle bakmanız gerekmektedir.

     

    2-DERS ÇALIŞIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR:

    Bir kimsede öğrenme isteği olmadıkça öğrenme gerçekleşmez. Başarılı olmak isteyen öğrenci öncelikle istekli olmalıdır. Öğrenmek zorunda olduğunu ve öğrenme gerçekleştiğinde kazanacağı özelliklerin farkında olabilmelidir. Öğrenci, sabır ve dikkat isteyen,  yorucu ve zahmetli bir uğraş olan öğrenmeyi cesaretle ve hevesle istemelidir.

    İyi bir çalışma yapabilmeniz için şu hususlara dikkat edin:

    a-Çalışma süresini planlayınız. 3-4 saat boyunca aralıksız ders çalışmak yeterli verimi sağlamayabilir. Çalışacağınız ders konularını ayırıp, kitaplarınızı bir sıraya göre dizdikten sonra, her bir konu için belli bir süre koyun. Genelde konsantre olmakta zorlanıyorsanız önce kendinizi ürkütmemek için başlangıçta kolay ve kısa süreli bir konuyla başlayın. Bu süre bitiminde mutlaka 5-10 dk'lık bir dinlenme süresi ayırın. Bu arada ders dışı başka bir şeyle ilgilenin, kendinize ödül verin. Yeniden ders çalışmaya başladığınızda daha dinç ve sanki derse yeni başlamış gibi olacaksınız.

    b-Dinlenmek için bir miktar zaman ayırın. Dinlenme esnasında bir şeyler için, temiz havada dolaşıp vücudunuzu dinlendirecek bir şeyler yapın.

    c-Çalışmalarınızı dersin zorluk durumuna göre ayarlayın. Çalışma yöntemini ve süresini dersin zorluk derecesine ve ağırlığına göre belirleyin. Yatma zamanına kadar hangi dersi, ne kadar, kaç sayfa okuyacağınızı, kaç problem çözeceğinizi, neleri ezberleyeceğinizi sıralar ve belirli bir zamanlamaya göre planlarsanız çalışma, gözünüzde büyüyen sonu gelmeyen bir uğraş olmaktan çıkar, aksine hedefi belli bir yolculuğa dönüşür.

    d-Dikkatinizi toplamanıza yardım edecek alışkanlıklar geliştirin. Bunun için:

    -Odanızda poster, resim, biblo vb. dikkat dağıtıcı malzemeler olmamalı.

    -Gürültünün az olduğu yerlerde çalışın. Müzik dinlemeyin, sadece aralarda ödül olarak dinleyin.

    -Kullanacağınız malzemeleri masanın üzerinde önceden hazır bulundurun.

    -Çalıştığınız yerin sıcaklığının fazla olmamasına dikkat edin.

    -İlham gelmesini beklemeden hemen başlayın. Tüm çalışmalar, o günkü çalışma için gerekli olan hedefe ulaşmadan, yapılmak istenen yapılmadan kesinlikle sona erdirilmemelidir. Çalışırken bütün-parça-bütün yöntemini kullanın. Önce konunun tümünü okuyun. Okurken satırları kalemle takip edin. Bu takip dikkatinizin dağılmasını önler. Bu okuma sırasında ana düşünceleri, kuralları, formülleri işaretleyin. Sonra sıra ile işaretlediğiniz yerleri ayrı ayrı öğrenin. Parçaları ayrıntıları ile öğrendikten sonra, bir kez daha ana çizgileriyle gözden geçirerek zihninizde bütünleştirin.

     

    3-BAŞARILI OLMAK İÇİN ÖNERİLER:

    -Öğrenmeyi ders anında gerçekleştirin. Dersi derste anlayın ve öğrenin.

    -Derslere önceden hazırlanın.

    -Planlı çalışın.

    -Ders dışı zamanlarda konuları biriktirmeden günü gününe çalışın.

    -Derste aktif olun, derse katılın. Olumlu eleştirilerde bulunun. Anlaşılmayan konuları anında sorun. Öğretmeninizden veya iyi bilen arkadaşlarınızdan yardım isteyin.

    -İşlenen konuyu o günün akşamı tekrar edin.

    -Verilen ödevleri zamanında ve başkalarından yardım almadan yapın.

    -Dersle ilgili notları doğru ve tam olarak kaydedin.

    -Geçer not almak için değil, tam öğrenmeyi gerçekleştirmek için çalışın.

    -Ders çalışırken başka şeyler düşünmeyin.

    -Hep aynı yerde çalışın. Burada mecbur olmadıkça başka bir şey yapmamaya özen gösterin.

    -Etütleri iyi değerlendirin.

    -Konuyla ilgili fazla örnek yapın.

    -Zayıf olduğunuz konuları tespit edin, bu eksikleri giderin.

    -Başarma isteği ve morali içinde olun.

    -Dinlenme ve uykuyu düzenli bir şekilde yürütün.

    -Gece yatağınıza uzandığınız zaman o gün neler yaptığınızı ve yarın ne yapacağınızı kendi kendinize sormadan uyumayın.

    -Dersi masa başında çalışın. Koltukta uzanarak değil.

     

    Hepinize başarılar ve mutluluklar dilerim.


    Tarih: 21:26, 14/4/2008 Kategori: Rehberlik
    Yorum (29) | Yorum yaz | Bağlantı

    Sınav Kaygısı

     

    “Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe eden ve üzüntü içinde yaşayan bir fare vardır. Bir sihirbaz ona acır ve fareyi bir kediye dönüştürür. Fare kedi olur olmaz, bu sefer de köpekten korkmaya başlar. Sihirbaz onu bu sefer de bir kaplana dönüştürür. Fakat bu kez de avcıdan korkmaya başlar.

    Sihirbaz bakar ki, onun korkusunu yenmeye imkan yok, ona şu ibretli nasihatte bulunur:

    ‘Sen cesaretsiz ve korkak birisin, tekrar fareye dön. Sende sadece farenin yüreği var. Bu sebeple ben sana yardım edemem…’”

    Sağlığın korunması ve başarının yakalanması için belirli düzeyde ve aşırı olmayan kaygıya ihtiyaç vardır.

    Kaygı, temelde kişiye rahatsızlık veren olayın kendisinden değil, olayın kişi için taşıdığı anlamdan kaynaklanmaktadır. Birçok öğrenci sınavlarla birlikte kişiliğinin ve varlığının değerlendirildiğini düşünür.

    Kaygı, beyinde öğrenmek için gerekli olan protein zincirlerinin kurulmasını engeller. Daha açık bir ifadeyle kaygı, zihinsel faaliyeti azaltan en önemli faktörlerdendir.

    İnsanın kaygıdan kurtulabilmesi için öncelikle vücudunu gevşetmeyi öğrenmesi gerekir. Vücudu gevşetmenin üç yolu vardır:

    A) Doğru nefes almak
    B) Fiziksel egzersiz
    C) Düşünce biçimini düzenlemek

    A) Doğru Nefes Almak: Doğru nefes vücudu rahatlatır, gevşemeyi sağlar. Vücutta daha fazla oksijen yakılmasından dolayı, öğrenme sırasında beyinde meydana gelen protein bağlarının kurulmasını sağlar. Oksijenin vücudun en uç noktasına gitmesini ve stresin ortadan kalkmasını ya da azalmasını sağlar.
    Beynin diğer organlara oranla daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Yeterli oksijen almazsa zihinsel bulanıklık, negatif düşünce, depresyon ve ardından işitme ve görme bozuklukları meydana gelir.


    Basit, fakat faydalı bir nefes egzersizinin adımları şöyledir:

    1. Burnunuzdan yavaş bir şekilde ama alabildiğinizce çok nefes alın.

    2. Sonra yine yavaş bir şekilde ağzınızdan verin.

    3. (1) ve (2)'yi bir kere daha tekrarlayın.

    4. Şimdi de burnunuzdan nefes almaya başlarken ağır ağır dörde kadar sayın.

    5. Nefesi vermeye başlarken de altıya kadar sayın.

    6. Nefes vermeyi, nefes almaktan daha yavaş yaptığınızdan emin olun.

    7. Nefes verirken kaslarınızın rahatladığını ve gevşediğini hissedin.

    8. Bu nefes egzersizini gerildiğiniz veya bunaldığınız herhangi bir yerde ve zamanda yapabilirsiniz.

    9. Günde en az 40 kere derin nefes alıp verin.


    Günde 40-50 defa doğru nefes alma egzersizi yapmak kaygıyı azaltır.

    B) Fiziksel Egzersiz:

    Fiziksel egzersizin yararları:

    - Düzenli fiziksel egzersiz, sağlıklı bir hayat için şarttır.
    - Kasların gevşemesini sağlar.
    - Zihinsel olarak gevşemeyi sağlar.
    - Yapılan işte etkinliğin artmasını sağlar.
    - Enerjide artış görülür.
    - Endişe düzeyinde azalma görülür.
    - Duygusal rahatlık verir.
    - Özgüvenin artmasını sağlar.

    Günde 10-20 dakika düzenli egzersiz yapmanın sınavlara hazırlanan gence sağlayacağı yararlardan birincisi kaygıyı azaltması, ikincisi öğrenmede etkinliğin artmasıdır.

    Gerginlik damarlarda daralmaya neden olduğu için hücrelere giden kan miktarında azalma olur. Sınav stresini yaşayan gencin durumu budur. Bu da hücrelerin yetersiz beslenmesi demektir. Bu durumda vücutta salgılanan bazı maddeler öğrenmeyi zorlaştırır ve hücrelerin kapasitelerini tam manasıyla kullanamamasına neden olur.

    Fiziksel egzersiz öğrenmeyi kolaylaştırır. Fiziksel egzersizden sonraki rahatlama sırasında salgılanan seratonin adındaki madde, öğrenmek için gerekli olan zihinsel ortamın doğmasına neden olur.

    C) Düşünce Biçimini Düzenlemek:

    Kaygıyı azaltmak için pratik öneriler:

    Sınav için olumlu düşünün. Sınavdan önce geçmişteki başarısızlıklarınızı değil başarılarınızı düşünün. Kendinize güvenin.

    “Mahvolurum”, “hapı yutarım” gibi düşüncelerin problemi çözmeye yararı olmadığını unutmayın.

    Sınav bilgilerin ölçülmesidir, kişiliğinizin değil.


    Yapamayacağım, başaramayacağım şeklindeki düşüncelerden kurtulun. Bu düşünceler sınavı baştan kaybetmenize neden olur.

    Daha önceki başarısızlık sebeplerini araştırın. Onları tekrar etmemeye çalışın. Başka bir deyişle, aynı sebeplerin yeni bir başarısızlığa yol açmasına izin vermeyin.

    Öncelikle sınavlar sizin dersteki başarınızı denetler, sizin yaşamdaki başarınızı değil. İyi insan ya da iyi evlat olmak, iyi arkadaş olmak, sınavda başarılı olmanızla ilişkili değildir. Hedeflerinizi ve stratejilerinizi belirleyip odanızda görebileceğiniz bir yere asmak motivasyonunuzu artırır.

    Sınavı başarmayı yaşamınızdaki tek hedef olmaktan çıkarıp öncelikleriniz arasına koymanız gerekir. Kişinin her olay karşısında birden çok seçeneğinin ve planının olması, hayal kırıklıklarının ve bunalımın önüne geçer.

    Bilgi eksiğiniz yoksa başarısız olmanız için bir neden de yoktur.

    Şu özdeyişler de motivasyonunuzun artmasına yardımcı olacaktır:


    İlerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliğinizdir. (Richard Wilkins)

    Yeteri kadar nedeniniz varsa her şeyi yapabilirsiniz. (Jim Rohn)

    Yapılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz. (Emerson)

    Büyük insanların idealleri, sıradan insanlarınsa hevesleri vardır. (Washington Irving)

    Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır. (Marc Victor Hansen)

    Hayatta en büyük eğlence, başkasının yapamazsın dediğini yapmaktır. (Walter Bagehot)

    İmkansızlık yalnız sersemlerin sözlüğünde bulunan bir kelimedir. (Napolyon)

    Konfüçyüs’ten…

    Eskiler, erdemin ışığıyla ortalığın aydınlanması için önce devlet işlerini yoluna koyarlardı.

    Devlet işlerini yoluna koyabilmek için önce ev işlerini yoluna koyarlardı.
    Ev işlerini yoluna koyabilmek için önce kendi kendilerine çekidüzen verirlerdi.
    Kendi kendilerine çekidüzen verebilmek için önce kendi içlerindeki düzeni yoluna koyarlardı.
    Kendi içlerindeki düzeni yoluna koyabilmek için önce düşüncelerini yoluna koyarlardı.
    Düşüncelerini yoluna koyabilmek için ise önce bilgi eksikliklerini giderirlerdi.


    Tarih: 15:02, 19/12/2007 Kategori: Rehberlik
    Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

    Bir Öğretmen Nelere Dikkat Etmelidir?


    • Diksiyonuna, jest ve mimiklerine, el ve vücut hareketlerine çok dikkat etmelidir. Gerekirse aynanın karşısına geçip bir aktör gibi kendini eğitmelidir.
    • Öğrencinin karşısına çıkan bir öğretmenin onun itibarına dokunacak ve onu hafife aldıracak hiçbir zaafı olmamalıdır.
    • Ders anlatırken öğrencilerin dersi anlayabilmeleri için hızlı konuşmamalı ya da ses tonunu çok alçaltarak anlaşılmaz ve bayıltıcı kılmamalıdır.
    • Tahtayı kullanmada titizlik gösterme, bir öğretmenin verimliliği adına çok şey ifade eder.
    • Tahtadan kopuk işlenen ders, ders değildir.
    • Tahtayı kullanma bir plan dahilinde ön hazırlık gerektirir. Ön hazırlığı ve planı olmayan her iş verimsizliğe mahkumdur.
    • Öğretmen, her şeyiyle öğrenciye kendini imrendirici kılmalıdır.
    • Renkli tebeşirlerle, muhakkak güzel, okunabilir bir yazıyla tahtayı kullanmalıdır.
    • Öğretmen tahtayı kullanayım derken bir yanıyla da öğrencilerle olmalıdır. Siz onlardan koparsanız onlar da sizden kopar.
    • Dersin özelliğine göre dersle ilgili çeşitli kaynak, materyal, poster, şekil, sesli-görüntülü araçlar, tepegöz vb... kullanılmalıdır. Bunlarla ders işleyebilmek, bu zenginliklerden yararlanabilmek çok önemlidir. Tabii ki bu da bir ön hazırlık ister.
    • Her dersi farklı bir şekilde sunabilmek için ön hazırlık yapmak şarttır. Bu farklılığı her derste sunabilirseniz tekdüzelikten uzak, etkili bir ders yapmış olursunuz.
    • Ders anlatırken öğrencilerde merak uyandırabilme çok önemlidir. Eğer öğretmen öğrencisinin öğrenme iştahını uyarmadan dersini sunmaya kalkarsa gerçek anlamda konuyu kavratamaz, ancak o konuyu ezberletmiş olur.
    • Anlattıklarımızı sindirmeliyiz. Öğrenciyi zihnen konuya hazırlamalıyız. Öğrenciyi motive etmediğimiz takdirde bütün yaptıklarımız ve emeğimiz boşa gider. Başarılı bir öğretmen en önce öğrenciyi motive edebilen ve aynı zamanda dersine mutlaka planlı ve hazırlıklı gelen öğretmendir.
    • Öğrencinin genel katılımı sağlanmayan ders, öğretmen tarafından ne kadar mükemmel de sunulsa, güzel bir ders değildir.
    • Öğretmen derste bir orkestra şefi olmalıdır. Bütün nefesli, nefessiz çalgı aletleri ve elemanları ile öğrenci orkestraya katılmış olmalıdır.
    • Öğretmen dersini ders saati içinde öğretmesini, her öğrenciye özelliğine göre iletişim kurarak inmesini bilebilmelidir.
    • Bir öğretmen ders içinde ilgiyi sağlayamıyor, öğrencilerin dersten kopmalarına göz yumuyor, görmemezlikten geliyorsa, o öğretmenin hem mesleğine hem de kendine olan saygısında bir problem var demektir.
    • Aktif ve verimli bir ders, hazırlıklı gelmiş öğrencilerin katılımıyla elde edilir. Dersine ve öğrencisine gerçek anlamda sahip öğretmen, mutlaka hem kendisinin hem de öğrencisinin derse hazırlıklı gelmesini sağlar. Böylece öğrencinin derse katılımı ve ders içi diyalogu sağlıklı bir şekilde olur.
    • Ders, masada oturarak anlatım yoluyla yapılırsa ne kadar güzel anlatırsak anlatalım, öğrenciler bizi belirli bir süre dinler ve sonra dersten kopar.
    • Oturarak ders işlenmez. Bir öğretmen oturuyorsa, ya ders içinde çok efor sarf etmiştir, haklı olarak o an oturabilir, ama oturmayı adet haline getirmiş ise ya kendine tam güveni yoktur ya da mesleğinin yorgunu olmuştur.
    • Öğretmenin kılığı kıyafeti ile birlikte sınıfının düzeni de çok önemlidir. Bu, bir öğretmenin artısıdır. Verimli olmanın ön şartı öğretmenin hem kendi vitrinini hem de sınıfının düzenini sağlamasıdır.
    • Ödev vermek, yerinde ve ihtiyaca yönelik ödev verebilmek, öğretmenin ciddi bir çalışma ve araştırmasına dayanmalıdır. Ödev vermek için verilen ödev, ödev değildir. Ödev verirken ne istediğini ve yararının ne olması gerektiğini öğretmen çok iyi bilmelidir.

    • Ödev vermek kadar ödevi değerlendirmek ve takip etmek de önemlidir. Değerlendirilmeyen ve takip edilmeyen ödev bir şey ifade etmez.
    • Öğretmen önce kendi mesleği adına bir hedef edinmelidir, hedefsizlikle bir yere varılamaz. “Nasıl verimli olabilirim?” diye çok çalışmalı, öğretmenliğin ona verdiği sorumluluğu bilmelidir.
    • Planlı çalışmayı hiç göz ardı etmeden, insanı ve mesleğini severek gayretini ortaya koymalıdır.
    • Eğitim dinamik bir süreçtir. Öğretmen devamlı ileriye doğru bakabilen ve kendini yetiştiren bir kişi olmalıdır.
    • Yeryüzü mirasçısının en önemli temsilcisi öğretmenlerdir. Eğer kendini yetiştirme adına bir gayret içinde değillerse gerçek manada öğretmenlik yapmaları mümkün değildir. Hem kendilerini aldatmış olurlar, hem de kendilerine teslim edilen bir nesli ziyan etmiş olurlar.
    • Öğretmen, öğrencisini hayata taşıyan en önemlisi rehberdir.
    • Öğretmen, öğrencilerine öğrenmeyi öğretebilmelidir.
    • Öğretmen, öğrencisini gerçek hayatta yaşanması gerekene göre eğitmelidir.
    • Öğretmen, öğrencilerine düşünmeyi öğretmelidir.
    • Öğrenci, öğretmeninden aldığı mesajlarla hem hayatı, hem de kendini müspet manada sorgulayabilmelidir.
    • Öğretmen, her öğrencisini tanımak ve onlarla birebir meşgul olmakla görevlidir.

    • Öğretmen kendi kendini, mesleğini ve insanlarla olan ilişkilerini devamlı sorgulayabilen, sorgulatabilen ve sonuç olarak kendine çekidüzen verebilendir. Öğretmen, öğrencisini hem çalışmaya ikna etmede, hem de yetiştirmede ne yapılması gerekiyorsa sorumlu olur; olmuyor, olmaz demeye hakkı yoktur.
    • Bir okulda gerçek manada tam bir katılımla, geçiştirmeden, herkesin inandığı bir öğretmenler kurulu oluyorsa, zümre toplantıları yapılıyorsa, şube öğretmenler toplantısında öğrenciler tek tek ele alınıyorsa, rehberlik toplantıları periyodik yapılabiliyorsa, o okulda gerçek verimlilikten, eğitim ve öğretimden söz edilebilir.
    • Bir okulun öğrencisi şunları söyler hale gelmemelidir: İhmal ediliyoruz, ilgi, sevgi ve şefkat istiyoruz, sorunlarımızın üzerine gidilmiyor ve cevap verilmiyor, hiç olmazsa bizi bir dinleseler, ders içinde daha sıcak yaklaşım ve diyaloglarla, güven veren tavırlarla muamele görmek istiyoruz...
    • Sert tepkilerle herkesin içinde rencide edilmek, olur olmaz her şeyden azarlanmak, değer verilmemek, alay edilmek, hafife alınmak istemiyorlar.
    • Öğrenciler kendilerine güvenilmesini ve öğretmenlerine de güvenmeyi istiyorlar.
    • Öğretmeninin her sözünün arkasında durmasını, öğrencilerin haklarının yanında ve isteklerinin de takipçisi olmasını istemektedirler.
    • Bu yukarıda sıralanan ve istenilen taleplerin hepsi insanî hak ve beklentilerdir. Öğretmen de bu isteklere cevap vermek zorundadır. Bu bir fedakarlık değil, öğretmenliğin bize verdiği sorumluluk ve yükümlülüktür.


    Tarih: 23:03, 9/12/2007 Kategori: Rehberlik
    Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->